“Yüzbaşının Kızı ile karşılaştırılınca bütün romanlarımız ve büyük hikayelerimiz yavan kalıyor. Saflık, yumuşaklık öyle bir yüksekliğe ulaşıyor ki bu yapıtta, gerçek bile yapmacık ve karikatürize edilmiş gibi görünüyor. Ortaya gerçekten de ilk olarak Rus karakterleri çıkıyor. Kalenin basit komutanı, karısı, bayraktar, biricik topuyla kalenin kendisi, zamanın karışıklığı sıradan insanların o alçakgönüllü büyüklüğü. Bütün bunlar yalnızca gerçek değil, onu da aşan bir şey.” diyen Gogol, bütün kitabın özetini yapıyor sanki. Yüzbaşının Kızı, okurken insanı savaş zamanındaki insan yaşamına götürüyor. Hem savaşın getirdiği acıyı hissederken, insanların kendi içseslerinin de çelişkilerine tanık oluyoruz. Kitabın ilk sayfasındaki atasözü bizi karşılıyor önce; “ Gençken başla onurunu korumaya!” Kitabın içine girdikçe “onur”un Ruslar için ne kadar önemli olduğunu ve bütün karakterlerin de bunun için savaştığına tanık oluyoruz.
Andrey Petroviç Grinev; kıdemli binbaşı rütbesinden emekli olmuş bu yüzden kendi onurunu devam ettirebilmek için 17 yaşındaki oğlunu, Pyotr Grinev’i askere yolmaya karar vermesiyle hikayemiz başlar. Hayatın zor koşullarından habersiz olan Pyotr askerliği de bir macera olarak görmektedir. Ve bu macerasında onun yanında ayrılmayacak tek bir kişi vardır; ailenin daimi hizmetkarı Saveliç. Askerliğini yapacak yere giderken Pyotr’ın istediği üzerine kar fırtınasının ortasında yola devam eden araba yolda kalır. Pyotr, nerede olduklarını bilmeden ve orada gördükleri biriden “kılavuzluk” ister – aslında hayatına yön verdiğinin farkında değildir. “Kılavuz”un onlara yardım etmesi sonucunda Pyotr kendisine tavşan kürklü paltosunu hediye eder. Bu “kılavuz” ise ünlü Pugaçov Ayaklanması’nı başlatan lider Pugaçov’dan başkası değildir. Tamamen bir düzensiz orduya, halk ayaklanmasına sahip olan Pugaçov, kitabın gidişatı boyunca kendisi yeni “çar” olarak ilan etmektedir. Kitaptaki savaş aslında varolan sistemi bozmak değil, sadece yerine geçmeye çalışmaktan ibarettir. Tarihlerindeki en büyük ayaklanma olan Pugaçov Ayaklanmasının lideri Pugaçov’un gücü kitap boyunca da kendini gösteriyor. Ancak yine de Puşkin, Pugaçov’un insani bir yanı olduğunu da göstermekten kaçınmıyor. Pyotr’ın kendisi için yaptığı karşılıksız iyiliği unutmuyor; O’na canını bağışlıyor. Katı, sert duruşlu gözüken Pugaçov, Pyotr karşısında sanki daha alçakgönüllü bir hal alıyor. Pyotr’ın aşık olduğu “Yüzbaşının Kızı”na kavuşmasını sağlayan Pugaçov’dur. Pyotr’ın yüzbaşının kızıyla karşılaşıp, aşık olduktan sonra kitabın seyri değişmektedir. Ayaklanmanın arasında Pyotr, kendi sevdiğini kurtarabilmek için kendini ayaklanmanın ortasına atmaktan çekinmiyor.
Ayaklanmanın, kaosun getirdiği karmaşayı Puşkin çok güzel ve gerçekçi anlatmıştır. Saf değiştiren, ölümden korkan askerlerle, onurunu koruyup Çariçe’ye bağlı kalan, uğrunda ölen askerler arasındaki farkı en iyi Pyotr ile Şvarbin göstermektedir. Yüzbaşının Kızı Masha’ya aşık olan bu ikilinin ilk ayrımı kendini düelloda gösterir, düello yarıda kesildiği zaman da aralarında bitmemiş bir hesaplaşma kalır. Ayaklanmadan sonra saf değiştirip Pugaçov’un tarafına geçen Şvarbin bu hesaplaşmayı sonuçlandırmak istese de Pyotr hem Pugaçov’un koruması altındadır, hem de aşkına karşılık bulmuştur. Akıcı bir dille yazılmış bu klasik roman, insanı tam bir ayaklanma dönemine götürüp o karmaşayı hissettirmektedir. Pyotr’ın genç, fevri tavırları, aşkının peşinden gözü kara bir şekilde gitmesi o kadar güzel tasvir edilirken, Pugaçov’un halk üzerindeki etkisi de kaçınılmaz bir derecede kendini göstermektedir. Moskova sınırlarına kadar dayanan bu “halk” ayaklanması, Pugaçov’un yakalanmasıyla sona erer. Pyotr’ın Pugaçov’a olan “yakınlığı” ise onun sorgulanıp, yargılanmasına sebep olur. Masha’yı korumak için, O’nun isminin sorgulamalarda yer almaması için Pyotr suskunluğunu bozmaz. O’nu bu durumdan ancak Masha kurtarabilir. Çariçe’ye ulaşan, gözü aşkını kurtarmaktan başka bir şey düşünmeyen Masha, gerçekleri anlatarak Pyotr’ı kurtarır. Ayaklanmanın, kaosun içinde günışığı gibi gördüğü sevdiği yine hapishaneden onu kurtararak hayatına aydınlık katar.
