Bodrum’dan sıkılıp kendinizi biraz daha uzak, keşfedilmemiş bir yerde bulmak istiyorsanız yeni adresiniz Datça’nın insanlardan uzak koylarından biri olan Hayıtbükü’nde bulabilirsiniz! İsmini ezberleyebilmek biraz zaman aldı aslında. Arabayla Datça merkezinden çıkıp kendimizi pansiyona atmadan önce virajlı yollarda bütün Datça’yı tepeden görme şansı bulduk. Kendinizi manzaradan alıkoyduğunuz zaman da ilk yapılması gereken şeylerden biri; yol kenarında satılan “kekik balı”ndan kesinlikle almak! Yediğim en güzel ballardan biri olduğu kesin.
Hayıtbükü Koyu’na varmadan önce biraz tarihsel bir gezi yapmak şart. Datça’nın en uç noktası olan ve en eski tarihi liman kentlerinden biri olan “Knidos”ta buluyoruz kendimizi. Küçük bir limanı olan bu kentte birçok yabancı, yelkenleriyle gelip demirlerini atmışlar bile denize. Knidos’a giderken yollar baya virajlı, neden mi? Çünkü her taraf tarihi eserlerle dolu, bu nedenle hiçbir yerde kazı yapılamıyor; Knidos’a ulaşana kadar etrafta devamlı antik kentten kalan taşları görmek mümkün. Knidos’a ulaştığımızda hafif zorlu bir yürüyüş bizi bekliyordu. Buranın romantik bir yanı daha var: En tepede güneş hafifçe batmaya başlamışken, rüzgar saçımızı savururken bir tarafımızda Akdeniz diğer tarafımızda Ege Denizi bütün ihtişamıyla karşımızdaydı! Yavaştan Hayıtbükü’ne doğru yol aldık. Burası sadece birkaç pansiyon ve restauranttan ibaret. Akşam denizin kenarında, kumların içinde harika bir akşam yemeği yemek de mümkün. Kaldığımız pansiyon çiftçi bir ailenin pansiyonuydu, yediğim en güzel pideleri kendi elleriyle yapıyorlardı. Soframıza gelen her şey arka bahçelerinden geliyordu. Beğendiğiniz her şeyi buradan satın almanız da mümkün; kekik balı, zeytinyağı, keçiboynuzu vs.
Gelelim denize… Ne soğuk, ne sıcak, kumlarla dolu harika bir deniz ayaklarınıza seriliyor! Bir restaurantın kayığını alıp biraz açılıyoruz ve o zaman görüyoruz ki açıldıkça deniz daha da mavi ve daha da güzel! Girdiğim en güzel deniz diyebilirim. Akşamları yemekten sonra okey oynayabileceğiniz bir cafesi var. Burası o kadar oksijenle dolu ki saat 11 dediniz mi göz kapaklarınız düşmeye başlıyor bile! Huzur dolu bir tatil için gidilebilecek yerler listesinde kesinlikle bir yeri olmalı Hayıtbükü’nün…
Ellerine sağlık :)
YanıtlaSil